TANIMA VE TENFİZ DAVALARI (Yurt dışı Boşanma Kararının Türkiye'de Tanıtılması)
- Av. Arif Sadi Kışla
- 29 Kas 2017
- 6 dakikada okunur
TANIMA VE TENFİZ DAVASI İLE ALAKALI AKLINIZA TAKILAN SORULARA AŞAĞIDA KISACA CEVAP VERMEK İSTEDİK.
1- Tanıma Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer?

Tanıma ve Tenfiz Davası Özel Hukuk Yargılama Usulüne Tabidir. Özel Hukuk Yargılama Sisteminde Ana Kural yazılı yargılama sistemidir. Ancak başka bir yargılama usulü uygulanacaksa bu konuda HMK da istisnai bir kural veya başka bir kanunda bu konuyla alakalı hüküm bulunması gerekmektedir. MÖHUK’un 55. Maddesi “Tenfiz istemine ilişkin dilekçe, duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. İstem, basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanır.
Tanıma Ve Tenfiz Davası da basit yargılama usulüne göre açılan davalardandır. Basit yargılama usulünde dava dilekçesi ve ekleri iki nüsha halinde mahkemeye verilir. Mahkeme taraflara bir duruşma günü verilecektir.Davalı itirazlarını ve cevaplarını iki haftalık süre içersinde sunması gerekir. Davalı cevap süresi içinde cevap dilekçesi sunmaz ise bu süre.ten sonraki beyanları dikkate alınmayacaktır. Tanıma ve tenfiz davası basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle adli tatilde de talepler incelenebilecek ve karar verilebilecektir.
Yukarıda anlattığımız Dava sürecinden de anlaşılacağı üzere dava dilekçesinin ve delillerin davalı tarafa tebliğ davanın sonuçlanma sürecinde önemli bir faktördür. Davalı eğer Yurt Dışında yaşayan bir Türk Vatandaşı veya yabancı uyruklu bir kişi ise tebligatın tebliği uzun sürebilecektir. Davalının yabancı bir ülkede yaşayan Türk Vatandaşı olduğunu farz edersek bu kişinin bulunduğu ülkede ki en yakın Türk Konsolosluğuna tebligat gönderilecektir. Bu tebligatın yapılması yaklaşık 5-6 ay sürecektir. Dava süreci sonucunda Mahkeme Kararının da tebliğ edileceği düşünüldüğünde dava 12-18 ay arası sürecektir. Davalının Yurt Dışında yaşayan yabancı uyruklu bir kişi olduğu farz edilirse bu kişiye tebligat yapılabilmesi için kişinin adresin net olarak biliniyor olması gerekir. Eğer adres bilinmiyorsa bulunduğu ülke iç işleri bakanlığından kişinin adresi istenilebilecektir. Davalının bulunduğu ülkede de adres kaydı bulunmaması halinde ilanen tebligat yapılabilecektir. Böyle bir durumda davanız 24 ayı aşan bir süreçte sonuçlanabilecektir.
Davalının Türkiye Cumhuriyetinde ikamet ettiği Tanıma ve Tenfiz Davalarında tebligat daha kısa sürelerde gönderileceği için davamız 6 ay ile 12 aylık süreçte sonuçlanacaktır.
Bizim de davayı açmayı düşünenlere önerimiz ise davacı ve davalıyı vekil ile temsil edilerek açılacak Tanıma ve Tenfiz davası olacaktır. Davacı ve Davalının avukat ile temsil edildiği Tanıma ve Tenfiz Davaların dava dilekçesinin tebliğ edilmesi ve benzeri işlemler çok kısa sürede sonuçlanacağı için davasının 20 gün ile 45 arası bir süreçte sonuçlanacaktır.
2- Tanıma Tenfiz Davası Dilekçe Örneği.
Tenfiz veya Tanıma Davasında dava dilekçesinin hangi hususları içereceği 5718 Sayılı MÖHUK 51. maddesinde belirtilmiştir. Bu maddeye göre tanıma veya tenfiz istemi dilekçe ile olur dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Dilekçeden aşağıdaki hususlar yer alır.
a-) Tenfiz isteyen ile, karşı tarafında ve varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad, soy ad ve adresleri.
b-) Tenfiz konusu hükmün hangi devlet mahkemesinden verilmiş olduğu ve mahkemenin adı ile ilamın tarih ve numarası ve hükmün özeti.
c-) Tenfiz, hükmün bir kısmı hakkında isteniyorsa bunun hangi kısım olduğu. Her ne kadar bu maddede de tenfiz dilekçesinden söz edilmişse de aslında Tanıma Davasına ilişkin dilekçe açısından da bu madde aynen geçerli olacaktır.”
Örnek Tanıma ve Tenfiz Davası dilekçesine buradan ulaşabilirsiniz.
3- Tanıma ve Tenfiz Arasındaki Farklar Nelerdir?
Tanıma ile tenfiz davaları aslında doğurdukları sonuçlar ve tabi olduğu şartlar bakımından farklı olmakla beraber uygulamada birbirlerine karıştırılmaktadırlar. Tanıma davası yerine tenfiz davası yerine tanıma davası açılabilmektedir. Bazen de iki dava aynıymış gibi yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi ifadesi kullanılmaktadır. Bu iki davayı bir birine karıştırmamak gerekir. Bazı yabancı mahkeme kararlarının nitelikleri gereği icra kabiliyetleri yoktur. Bu tür kararlar açısından açılacak davanın adı yabancı mahkeme kararının tanınması davasıdır. Tanıma davasın mı yoksa tenfiz davasının mı açılacağına yabancı mahkeme ilamının içeriğine bakarak karar vermek gerekir. Bu nedenle açacağınız davalarda öncelikle bir avukata başvurmanız doğru olacaktır.
4- Tanıma Tenfiz Davası İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
5718 Sayılı MÖHUK’un 53(1). Maddesine göre tenfiz dilekçesine aşağıdaki belgeler eklenir.
a-) Yabancı Mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve tercümesi.
b-) İlamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.
Bazen davacılar tercüme masraflarından tasarruf etmek amacıyla yabancı mahkeme ilamını kısmen tercüme ettirmektedirler. Ancak bu uygulama tamamen yanlıştır. Yabancı mahkeme ilamı eksiksiz bir şekilde ve tamamıyla tercüme edilmelidir. Tanıma veya tenfiz şartları yabancı mahkeme kararı esas alınarak incelenecektir. Bu incelemeni sağlıklı bir şekilde yapılması yabancı ilamın tamamının tercüme edilmesine bağlıdır. Bu nedenle açacağınız davalarda mutlaka ki yabancı mahkeme ilamının tamamını tercüme etmelisiniz.
5- Tanıma Tenfiz Davası Nerde Açılır (Yetkili Mahkeme)?
Tenfiz kararlarında görevli mahkeme Asliye Mahkemesidir. Bu hüküm uyarınca tanıma ve tenfiz davalarının Sulh Hukuk Mahkemelerinde açılması mümkün değildir. Sulh Hukuk Mahkemelerinin yetkisi içerisinde olan işlere ilişkin olarak verilmiş yabancı mahkeme kararlarının tanınması veya tenfizi davaları da Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılacaktır.
Aile Mahkemelerinin Kuruluş görev ve yargılama usullerine dair kanunun 4. maddesinin 2. fıkrasında Aile Hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizinde aile mahkemeleri görevli kılınmıştır. Aile Hukukuna ilişkin mahkeme kararlarının tanınması veya tenfizi davasının açıldığı adliyede aile mahkemesi yok ise asliye hukuk mahkemesi tanıma yada tenfiz davasına aile mahkemesi sıfatı ile bakacaktır.
Tenfiz kararı vermeye yetkili mahkemeler MÖHUK 51(2). Maddesinde kademeleri olarak sayılmıştır. Tenfiz veya tanıma davası kendisine karşı temyiz istenen kişinin
a-) Türkiye deki Yerleşim yeri,
b-) Yoksa Sakin olduğu yer mahkemesi,
c-) Türkiye de Yerleşim yeri veya sakin olduğu yer mevcut değil ise Ankara İstanbul veya İzmir Mahkemelerinden birinden dava açılabilir.
İlk sıradaki yetki esası atlanarak ikinci sıradaki yetki esasınca yetkili mahkemede dava açılamayacağını açılmış ise yetki itirazı üzerine mahkemenin yetkisizlik kararı vermesi gerektiği Yargıtay’ca ifade edilmiştir.
Tanıma ve Tenfiz Davasında ki yetki kuralı kesin yetki kuralı olmayıp mahkemece resen dikkate alınmaz. Karşı Tarafın yetki ilk itirazında bulunması gerekir.
6- Boşanmanın Türkiye de Tanınması Nasıl Yapılır ?
Yurt Dışı Mahkemelerden Alınan Boşanma Kararların tanınması için açılan davalarda Mahkeme kararların aslı veya onaylı sureti, Mahkeme kararın kesinleşme ve apostil şerhi ile Türkçe tercümeleri gerekmektedir. Bu evrakların toparlanmasından sonra dava dilekçesi ile birlikte tanıma ve tenfiz davası açılacaktır.
7- Boşanmanın Türkiye de Tenfizi Nasıl Yapılır ?
Yurt Dışı Mahkemelerden Alınan Boşanma Kararların tenfiz için açılan davalarda Mahkeme kararların aslı veya onaylı sureti, Mahkeme kararın kesinleşme ve apostil şerhi ile Türkçe tercümeleri gerekmektedir. Bu evrakların toparlanmasından sonra dava dilekçesi ile birlikte tanıma ve tenfiz davası açılacaktır.
8- Tanıma ve Tenfiz Davası Ne Demektir?
Bir yabancı ülke Mahkeme ilamının milletler arası anlaşmalar aksini öngörmedikçe sadece kararı veren ülkede hüküm doğuracaktır. O halde Fransa’da verilen bir mahkeme ilamının etkisi ve sonuçları sadece Fransa’da meydana getirecektir. Bu ilamının Türkiye Cumhuriyetinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla Fransa’da boşanan bir Türk vatandaşı yabancı ülke boşanma kararı gereğince Türkiye’de nüfus kaydına boşandığını işletemez. Yani bu kişi Türkiye’de tekrardan evlenemez. Türk vatandaşının ölümü halinde boşandığı eşi Türkiye’deki terekesine mirasçı olabilir. Yabancı Mahkeme kararının tanınması onun millileştirmesi yerli mahkeme kararlarıyla eşit hale getirilmesidir. Tanıma genel anlamda yabancı ülke mahkeme ilamının hukuki sonuçlarının ülke içerisine yayılması anlamına gelmektedir.
Tenfiz ise yabancı mahkeme kararının tenfiz devletinin adli makamların yardımıyla yerine getirilmesini sağlar ve bu sonuca tanıma ile ulaşabilmek mümkün değildir. Yabancı ilamların icrai sonuç doğurmaları için tenfiz davası açılması gerekmektedir.
Yabancı mahkemelerce verilen ilamların tanınması ve tenfiz edilmesi zorunluluğu Milletler arası anlaşmalar ile bertaraf edilebilecektir. Tanıma ve Tenfiz işlemleri aslında doğrudandık sonuçları ve tabi oldukları şartlar bakımından farklı olmakla beraber uygulamada birbirileriyle karıştırılmaktadır. Tanıma davası yerine tenfiz davası yerine tanıma davası açılabilmektedir. Bazen de iki müessese sanki aynıymış gibi yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi ifadesi kullanılmaktadır.
Bazı yabancı mahkeme kararlarının nitelikleri gereği icra kabiliyeti yoktur. Bu tür kararlar açısından açılacak olan davanın adı yabancı mahkeme kararının tanınması davasıdır. Tanıma davasının mı yoksa tenfiz davasının mı açılacağı yabancı mahkeme ilamına bakarak karar vermek gerekir.
Tanıma yerine tenfiz yerine tanıma davası açılmış veya dava dilekçesinde ve tenfizi istenmiş ise mahkeme tavzih yoluna başvurmalıdır.
Yabancı ülke ilamının içeriğinin ve gerekçesinin dikkatlice incelenmesi tanıma mı tenfiz mi veya hem tanınması hem tenfizi istenileceğine öyle karar verilmesi gerekmektedir. Bazı mahkeme ilamlarında tarafların boşanmaları, müşterek çocuğunun velayeti, nafaka talepleri hakkında karar verilmiş olabilecektir. Böyle bir mahkeme ilamında boşanma kararının tanınması, nafaka ve velayet ilgili hükümlerin tenfizi gerekecektir. Bu nedenlerle tanıma ve tenfiz davası açılırken yabancı mahkeme ilamının titizlikle incelenmesi gerekmektedir.
9- 690 Sayılı KHK İle Tanıma Tenfiz Davasında Değişikler Nelerdir ?
29 Nisan 2017 Tarihli 690 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği 4. maddesi ile yapılan değişiklikler Yurt Dışında Alınan Mahkeme İlamlarını Türkiye de geçerli olabilmesi için kararın taraflarının bizzat veya vekilleri aracılığıyla birlikte başvurulması halinde dava açılmadan karar nüfusa işleneceği şeklinde değiştirilmiştir. Ancak halan söz konusu değişikliğe göre nüfus daireleri ve konsolosluklarda işlem yapılmamaktadır. Söz konusu değişikliğin kısa bir süre için uygulamaya geçmesi beklenmektedir.
MADDE 4 – 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa 27 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 27/A maddesi eklenmiştir. “Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilen boşanma kararlarının nüfus kütüğüne tescili
MADDE 27/A – (1) Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararlar; bizzat veya vekilleri aracılığıyla tarafların birlikte başvurması, verildiği devlet kanunlarına göre konusunda yetkili adlî veya idarî makam tarafından verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması şartlarıyla nüfus kütüğüne tescil edilir. (2) Nüfus kütüğüne yapılacak tescil işlemleri, yurt dışında kararın verildiği ülkedeki dış temsilcilikler, yurt içinde ise Bakanlık tarafından belirlenen nüfus müdürlükleri tarafından yapılır. (3) Bu maddede sayılan şartlar yerine getirilmediği gerekçesiyle tescil talebi reddedilen kararların Türkiye’de tanınması, 27/11/2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca yapılır.