Avukatların Elinin Altında Bulunması Gerekli Kararlar
- Av. Arif Sadi Kışla
- 7 Mar 2019
- 5 dakikada okunur
1-) Alacaklı tarafça, icra dosyasına "borçludan haricen tahsilat" bildirildiğinde, icra müdürlüğünce; icra dosyasına bildirilen haricen ödemelerle ilgili olarak sadece borçluya muhtıra çıkartılarak tahsil harcının talep edilmesi gerekirken hem borçlu hem alacaklıya tahsil harcı için icra müdürlüğünce müzekkere yazılması isabetsizdir (İİK.15)
T.C. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ E. 2015/14210 K. 2015/27809 T. 12.11.2015 DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : KARAR : Alacaklı tarafından takip borçluları hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı, borçlular tarafından borca kısmi itiraz edildiği, alacaklı tarafından nakdi kredi alacaklarını teşkil eden borçlularca itiraz edilmeyen 226.232,36 TL'lik bölümün borçlularca Avukatlık Ücreti hariç olmak üzere bankalarına haricen ödendiğini, icra müdürlüğüne bu konuda bildirim yapıldığı, toplam 298.674,91 TL haricen ödemeye dair borçluların ödemekle yükümlü oldukları harçların borçlulardan istenilmesi için gereğinin yapılması ve bundan sonraki yapılacak işlemlerde ödenmeyen Avukatlık Ücretinin göz önünde tutulmasının istendiği, icra müdürlüğünün 25.03.2015 tarihli kararı verdiği, tüm harç ve giderlerin borçluya ait bulunduğu, tahsil harcını ödemekle yükümlü borçluya muhtıra çıkarılması gerekirken bu yapılmadan harç müzekkeresi düzenlenerek vergi dairesine bildirim yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, icra müdürlüğü kararının iptalini istediği anlaşılmaktadır. Harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak devletin aldığı paradır. Medeni Usul Hukukunda olduğu gibi, icra hukukunda da harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir. 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/b maddesine göre, tahsil harcı, alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 15. maddesi ise, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bütün harç ve masrafların borçluya ait olduğunu, bunların neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunacağını öngörmektedir. Bu durumda icra dosyasına bildirilen haricen ödemelerle ilgili olarak borçluya muhtıra çıkartılarak tahsil harcına talep edilmesi gerekirken hem borçlu hem alacaklıya tahsil harcı için icra müdürlüğünce müzekkere yazılması isabetsizdir. O halde icra mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönündeki kararı isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2-Bankanın Evrakları Verme Zorunluluğu (Karar & Para Cezası)
T.C YARGITAY 13.HUKUK DAİRESİ
Esas NO: 2013/18783 Karar NO: 2013/19003 Karar Tarihi: 08.07.2013
Dava: Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan her iki tarafın bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL onama harcının davalıdan alınmasına, HUMK'nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
T.C. GAZİANTEP
3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2012/833 KARAR NO: 2013/259
DAVA: Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan
DAVA TARİHİ: 27/11/2012 KARAR TARİHİ: 18/04/2013
Mahkememizde görülmekte bulunan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; müvekkilinin bankadan kullanmış olduğu kredi nedeni ile davalı bankaya Avukatlık kanunun bilgi edinme hakkı kapsamında davalı bankaya ödemiş olduğu dosya masrafı. Vs. Bilgilerin temini için başvurduğunu ancak davalı bankanın bu edimini yerine getirmediğini, açılacak davanın miktar belli olmaması nedeni ile ret edilmesi halinde müvekkiline masraf vs. Yükleneceğini bu durumun müvekkilini mağdur edeceğini iddia ederek taraflar arasında oluşan muarazanın men’ine karar verilmesini istemiştir.
DAVALI: Vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile, dava dilekçesinde yazılı iddiaları kabul etmediklerini, belirterek davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE VE HÜKÜM: Dava, tüketicinin açmış olduğu muarazanın men'i istemine ilişkindir.
HMK 320. maddesi gereği taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış davacı delilerini dilekçesine eklemiş, davalı da cevaplarını sunmuş olması karşısında tarafların hiçbir konuda uzaklaşmadıkları kabul edilerek tahkikata geçilmiştir.
Davacı vekili tarafından iddiasına dayanak yaptığı tüm belgeleri dosyaya ibraz etmiştir.
Dosyada mevcut belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı yanın talebi usul ve yasalara uygun olduğundan davacı vekilinin, müvekkilinin kullanmış olduğu kredi nedeni ile masraf vs. ödemeler hakkında vekiline bilgi verilmesi yasal zorunluluk olup, davacı yanın somut bilgi ve belge olmadan dava açması halinde davacı aleyhine maddi külfet getirmesi muhtemel olduğundan davacı yanın davasının kabulüne, taraflar arasında oluşan muarazanın bu şekilde giderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1- Davacı yanın davasının kabulü ile; davacının davalı bankadan kullanmış olduğu kredi nedeni ile yapmış olduğu ödemelere dair bilgi ve belgeler davacının vekiline verilmesi yasal zorunluluk olduğundan taraflar arasında oluşan muarazanın bu şekilde giderilmesine,
2- Davacının yapmış olduğu 37,00.TL yargılama giderinin davacı yararına davalıdan tahsiline,
3- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 660,00.TL maktu vekalet ücretinin davacı yararına davalıdan tahsiline,
4- Alınması gerekli 24,30. TL maktu harcın davalıdan tahsiline,
Dair verilen karar tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde temyizi kabil olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2013

3-Maaş haczi kararı uyarınca kooperatif çalışanı M. A.'ın maaşından kesinti yapılması için gönderilen müzekkerelerin gereğini yerine getirmemeleri biçiminde gerçekleştiği iddia olunan eylemlerinin sübutu halinde ancak 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 32. maddesinde düzenlenen "emre aykırı davranış" kabahatini oluşturacağı...
5. Ceza Dairesi 2013/2571 E. , 2014/6571 K.
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : 4 - 2011/32783 MAHKEMESİ : Ceyhan 1. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 16/07/2010 NUMARASI : 2010/59 Esas, 2010/804 Karar SUÇ : Görevi kötüye kullanmak
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununda, tarım kredi kooperatifleri yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarının cezai sorumluluklarıyla ilgili özel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62/3. maddesinin uygulanması gerekeceği, anılan hükme göre ise tarım kredi kooperatifi yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarının kooperatife ait para, mal ve belgeler üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılabilecekleri, bu kapsamda olmayan eylemleri nedeniyle kamu görevlisi sayılamayacakları ve onlar gibi cezalandırılamayacakları, suç tarihinde K. Tarım Kredi Kooperatifinde müdür, müdür yardımcısı ve memur olarak görev yapan sanıkların, Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2007/786 talimat sayılı dosyası kapsamında verilen maaş haczi kararı uyarınca kooperatif çalışanı M. A.'ın maaşından kesinti yapılması için gönderilen müzekkerelerin gereğini yerine getirmemeleri biçiminde gerçekleştiği iddia olunan eylemlerinin sübutu halinde ancak 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 32. maddesinde düzenlenen "emre aykırı davranış" kabahatini oluşturacağı, bu kabahat için uygulanabilecek idari para cezasının miktarına göre de suç tarihi ile inceleme günü arasında 5326 sayılı Yasanın 20/2-c maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleştiği saptanmış ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca bu hususta yeniden yargılama yapılmaksızın bir karar verilmesi mümkün görüldüğünden gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5236 sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince sanıklar hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.